TÜRKÇE ENGLISH
 

KIMYASAL YÖNETMELIKLER

İnsan ve çevre sağlığı endişelerinin , çevresel kaygıların arttığı günümüzde, gelişen bilim ışığında kimyasallar her gün daha fazla mercek altına alınmakta. Sanayileşme sürecinin hayat ve çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirgemek ve daha sağlıklı bir ortamda sürdürülebilir bir yaşam yaratmak adına kimyasallar ile ilgili bilimsel verileri elde etmeyi sağlayacak ve kontrol imkanı yaratacak çeşitli mevzuatlar tüm global yöneticilerin üzerine önemle eğildiği bir konu. Gün geçmiyor ki yeni bir kimyasal kontrol ve bilgi talebi ilintili direktif yayınlanmasın.

KIMYASAL YÖNETMELIKLER

 

Gelişmiş bir Pazar olması nedeniyle uygulama alanı bölgesel olsa da tüm dünyayı etkileyen REACH Mevzuatı, gelmiş geçmiş en kapsamlı kimyasal mevzuatlardan biriydi. Kapsamı , gereklilikleri ve görece kısa uygulama süreci Türk Kimya Endüstrimiz de dahil olmak üzere etki alanı dahilinde oldukça geniş yankı uyandırdı. Mevzuatın yorumlanması ve ön kayıt süreci ile geçen 2008 senesi sonrasında 2009 yılı sessizlik ve belirsizlikle başladı. Mevzuatın geniş kapsamının, belirsiz noktaların fazlalığı sonucunu yarattığı gibi, mevzuat ile birlikte kurulan ECHA ( Avrupa Kimyasallar Ajansı) ise Uygulayıcı ve Rehber rolünü hazmetme gayreti içindeydi. ECHA 2008 kasım sonu biten ön kayıtlarda en azından IT bacağında beklenenin üzerinde bir performans çıkartarak , tahmin edilenin 40 katına ulaşan ön kayıt sürecini başarı ile sonlandırdı. 2009 senesinin başında ise ellerinde ayıklanması gereken üç milyona yakın kayıt bulunmaktaydı.

 

SIEF = HARİTASI OLMAYAN ZORLU ETAP

REACH Mevzuatı hem fonksiyon, hem de mevzuatın uygulanabilirliği açısından SIEF adı verilen Madde Bilgi Paylaşım Forumlarına çok görev veriyor, hem de onları hiç bir şekilde mevzuatta nitelendirmiyor ve regüle etmiyordu. REACH, kaydı yapılacak her kimyasal için oldukça kapsamlı ve oluşturulması pahalı bir veri dosyası istemekte. Bu giderlerin bir firmaca karşılanması çoğu örnekte ekonomik olarak imkansız. Zira elde veri bulunmayan maddeler için kayıt dosyası ve Kimyasal güvenlik raporlarının oluşturulması milyon Avroları bulan ve hatta aşan maliyetlere sahip. Hal böyle olunca; mevzuatın talepleri ancak madde üretici ve ithalatçılarının, yani o madde ile ilgili riski yaratan ve kazanç sağlayan kurumların bu bedelleri ortaklaşa üstlenmesi halinde karşılanabilir hale gelecek. Bu amaca yönelik olarak veri paylaşımını ve SIEF oluşumu sistemini öneren mevzuat, SIEF’lerin oluşumu ve işleyişini tamamen endüstriye bırakıyor. Bu da doğal olarak belirsizlik ve kaos ortamını tetikliyor.

 

Ciddi maliyetleri olan verilerin ortaklaşa elde edilmesi, vakti kısıtlı ve ucu üretim sonlandırmaya varan ciddi yaptırımları olan bir mevzuat, kısa süre içinde bugüne kadar rakip olan madde üreticileri arasında hızlı bir işbirliği süreci gerektiriyor. Dünyanın tüm bölgelerine dağılmış firmaların, nasıl bir işbirliğine gideceği, kimin lider olacağı, muhaberatın nasıl gerçekleşeceği, eldeki verilerin fiyatlaması hatta maddelerin eşdeğerliği bile tartışma konusu. Bu karmaşanın üzerine bir de AB çapındaki danışmanlık ve bilişim teknolojisi kurumlarının ekonomik çıkar sağlama amaçlı hareketleri eklendiğinde durum uzmanlar için dahi kördüğüm halini alıyor.

 

Bazı madde SIEF’leri, dünya çapında pazar payına sahip , kayıt dosyasını tek başlarına dahi hazırlayabilecek maddi ve teknik birikime sahip üreticiler nedeniyle şanslı, çünkü bu üreticiler zaten hali hazırda dosya içeriği birçok veriye sahip ve Lider kayıtçı belirginliği sayesinde karmaşayı en aza indirgeyerek yollarına devam ediyorlar. Hatta Karbon Siyah örneğinde olduğu gibi en büyük üretici olan Evonik tarafından kayıt dosyası oluşturulup ECHA ya sunulmuş ve kabul edilip kayıt numarası almış SIEFler de var. Ama üretim tonajları daha düşük olan bir çok madde için halen SIEF kurucusu ve lider kayıtçı belirlenebilmiş değil.

 

SIEF süreci bir SFF ( SIEF Kurulumu Kolaylaştırıcı ) belirlenmesi ve bu SFF in muhaberatı üstlenerek ‘’madde eşdeğerlik kontrolü ve Lider Kayıtçı tespiti’’ ile başlaması gereken bir süreç. Lider kayıtçının kabulü ve madde eşdeğerliği aşaması geçildikten sonra , madde ile ilgili özellikle omurgalı test verilerinin varlığı , ve SIEF üyelerinin ellerindeki verilerin kıymetlendirilmesi , veri eksikliklerinin tespiti takip eden bir diğer adım. Tüm bu işlemler üzerinde tam bir anlaşma sağlandıktan sonra da eksik olan veriler için test ve deney süreçlerine geçilecek. Bir çok aşamayı geçip bu sürece varılsa dahi ön kayıt yaptıranların ne kadarının tam kayıtta yer alacağının yarattığı belirsizlik, SIEF ve kayıt maliyetlerini tamamen bilinmez hale getiriyor. Lider kayıtçı ve ilk etapta SIEF’e katılan diğer kayıtçıların ödedikleri katılım payları , sonradan kayda katılanlar tarafından ödedikleri paydan ilk katılımcılara nasıl geri ödeme yapılacağı diğer sistematik bilinmezler arasında. Bir çok madde için muhtelif kurumlardan SIEF muhaberatları ulaşması, bizleri SIEF seçimi konusunda en sağlıklı kararı verme konusunda zorluyor. Zira yanlış seçilecek bir SIEF lideri veya Lider Kayıtçı kayıt tarihine dosyayı yetiştiremeyerek , kendi işlerini durdurabileceği gibi ortak kayıtçıların da üretim ve ithalatına engel olabilecektir.

 

CEFIC bu tip konularda endüstrinin sesi olarak ECHA’ya nazaran daha aktif bir rol oynuyor gözükmekle birlikte maalesef bu tek başına yeterli olmamakta. CEFIC, SIEF’ler ile ilgili birçok rehber doküman yayımladı ve tavsiye kitapçıkları oluşturdu. Yukarıda sayılanların yanı sıra SIEF ler birde Rekabet Kanunları ile paralel çalışmak zorundalar. Yapılacak bir hatalı sözleşme ya da faaliyet SIEF üyelerini bir de Rekabet Kanunları ile karşı karşıya bırakabilir.

 

REACH VİRAJLARI VE CO-PİLOT İHTİYAÇLARI:

Bu denli zorlu bir yolda hele bir de hızlı ilerlemeniz gerekli ise uzman desteği , AB çapında bilgi ve işbirliği ağı desteği kaçınılmaz bir unsur şüphesiz ki. Biz CRAD olarak bu zorlu süreçte Türk Kimya Endüstrisine ve özellikle müşterilerimize doğru yolu bulma, doğru metotla ilerleme konusunda destek veriyoruz. Ayrıca mevzuat gereklilikleri konusunda engellerin kolay aşılabilmesi için gereken Teknik ve Bilimsel hizmetleri de çatımız altında toplama gayreti içindeyiz. REACH mevzuatının önümüze getirdiği ilk gereklilik mevzuat ile değiştirilen ve eskiden 91/155 EC’ye göre düzenlenen Güvenlik Bilgi Formlarının artık REACH (1907/2006/EC) mevzuatı Ek-2 doğrultusunda hazırlanması gerekliliğidir.Diğer yaptırımlar konusunda ortak bir görüş ve hareket tarzına kavuşmamış olan AB üye ülkeleri ilk başlangıç uygulaması olarak ithal mallarda Güvenlik Bilgi Formlarının REACH mevzuatı doğrultusunda hazırlanmış olması zorunluluğunu aramaya başlamışlardır.

 

On altı bölümden oluşan GBF’lerin bölümlerinin ve içeriklerinin mevzuat uyumlu olması gerekliliği ayrıca Çevre ve Orman Bakanlığımızın 27092 mükerrer sayılı gazetede 2008 Aralık ayında yayımladığı Güvenlik Bilgi Formlarının düzenlenmesine ilişkin yönetmelikte eş doğrultuda Güvenlik Bilgi Formatı yükümlülüğü getirmektedir. Üreticiden ithalatçıya tüm endüstriyi etkileyen mevzuatlara uyum konusunda destek vermek üzere Avrupa ve özellikle İngiltere’de konusunda Pazar lideri olan SAFEWARE firması ile yapılan anlaşma sonucunda firmanın Kimyasal Sınıflandırma, taşıma sınıflandırması , etiketleme ve GBF oluşturma yazılımları ve otomasyon sistemlerini Yetkili Distribütör sıfatı ile endüstrimizin hizmetine sunduk. Kimyasal mevzuatlara dair veritabanı ile 25 dilde güvenlik bilgi formu hazırlamayı bir zahmet olmaktan çıkaran SDSPRO sistemi aynı zamanda müstahzar sınıflandırması konusunda karmaşık hesaplamaları , hata ihtimallerini ortadan kaldırarak , mevzuata uyumlu karışım sınıflandırmasını birkaç tuş ile sistematik halde yapılabilir kılıyor.Çevre Orman Bakanlığı Kimyasallar Dairesi Başkanlığı tarafından da kullanılmakta olan yazılımımız,Başkanlığın hem beğenisini hem de onayını kazanmıştır.

 

Ayrıca GBF hazırlama konusunda uzmanlarımız kurumlara gereken danışmanlığı en üst seviyede sağlayarak , müşterilerimizin hatalı sınıflandırma ile mal ihraç etmelerinin ve müşteri ülke gümrüklerinde sorun yaşamamalarını sağlamaktayız. Kurum içi ve genel katılıma açık Sınıflandırma ,GBF düzenleme, Kimyasal Risk Yönetimi ve Mevzuat eğitimlerimizle müşteri ihtiyaçları doğrultusunda endüstriyel bilgi ve farkındalık seviyesini arttırmayı hedeflemekteyiz.

 

CLP : İKİNCİ ZORLU ETAP

2008 senesi sonunda AB komisyonunca yayımlanan CLP (Classification Labelling &Packaging ) Sınıflandırma Etiketleme ve Ambalajlama mevzuatı (1272/2008/EC) REACH mevzuatını yeni yeni sindiren kimya endüstrisine yeni bir zorlu etabın haberini vermiş oldu. Bugüne kadar kırk yılı aşkın süredir 67/548/ EEC Tehlikeli Maddeler Direktifi ve 99/45/ EC Tehlikeli Müstahzarlar Direktifi tarafından sınıflandırılan kimyasallar, en geç Aralık 2010 dan; Müstahzarlar ( yeni ifadesi ile Karışımlar ) ise en geç 2015 ten itibaren Birleşmiş Milletler tarafından 1992 senesinde ortaya atılan Global Uyumlaştırılmış Sistem (GHS) sistemi ile uyumlu hale getirilerek sınıflandırma ve etiketlemeye tabi olacaklardır. Dünya üzerinde aşağıdaki örnekte olduğu üzere aynı madde için farklı sınıflandırmalar yapıldığı göz önüne alınırsa GHS sistemine neden ihtiyaç olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.

 

Madde - oral toksisite LD50 = 257 mg/kg olan bir madde:
GHS Tehlike
Taşıma sıvı: toksik; katı: sınıflandırılmamış
EU Zararlı
Amerika Toksik
Kanada Toksik
Avustralya Zararlı
Hindistan Toksik Değil
Japonya Toksik
Malezya Zararlı
Tayland Zararlı
Yeni Zellanda Zararlı
Çin Tehlikeli Değil
Kore Toksik

 

Bu sistem ile birlikte hem bazı maddelerin sınıflandırma kategorileri değişecek, hem de bugüne dek sınıflandırmaya tabi tutulmamış birtakım maddeler sınıflandırmaya maruz kalacaklardır. Alışılagelmiş Risk ve Güvenlik cümlecikleri ( R & S Phrases ) yerlerini H ve P ( Hazard & Precautions) cümleciklerine bırakacaklardır. Bir değişiklik örneği vermek gerekir ise Oral Akut toksisite LD50 değeri 200-300 mg/kg aralığında olan bir kimyasal eskiden Xn R22 olarak sınıflandırılır iken GHS ye göre akut toksisite LD50 değeri 150-200 mg/kg olan ve T R25 olarak sınıflandırılan maddeler ile eş Category 3 olarak sınıflandırılacaktır. Ayrıca daha önce sınıflandırılmamış olan Akut toksisite 5000 mg/kg >LD50 >2000 mg/kg olan maddeler Category 5 olarak sınıflandırmaya tabi tutulacaktır.

 

CLP mevzuatı hem kendi kapsamı hem de SEVESO , REACH gibi diğer mevzuatlara olan etkileri ile uyumu zor bir süreç yaratmaktadır. Bu konulara açıklık getirebilmek için AB Komisyonu 17 Haziran tarihinde Brüksel’de bir CLP GHS konferansı düzenledi. Davet edilenler arasında Türkiye’den Çevre Orman Bakanlığı Kimyasallar Dairesi Daire Başkanı Sn.Abdurrahman Uluırmak, DTM den Sn.Gülizar Yavaş ve CRAD adına Melih Babayiğit bulunuyordu. AB Komisyonu Çevre ve Endüstri Genel Direktörlerinin yanı sıra üye ülkelerden katılan Yetkili Merciler ve Endüstri temsilcilerinin konuşma yaptığı konferans 450 kişinin katılımıyla gerçekleşti. GHS el kitabı olan ve Birleşmiş Milletlerce 2003 yılında ilki yayımlanan Mor Kitap Konsepti sonucunda gerek konuşmacı kıyafetleri, gerekse de sunumlar açısından Mor renk ön plana çıkarılmıştı.

 

Mevzuat gereklilikleri anlatılırken sıklıkla ‘’CLP Önemli bir sistem ancak henüz mükemmel değil ama gelişim sürecinde ‘’ ifadesi çeşitli yetkililerce tekrar edildi. Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere kapsamı çok geniş olan bir diğer mevzuat etkilediği diğer mevzuatları da önüne katarak yeni belirsizliklere ve uygulama güçlüklerine gebe.

 

CLP/ GHS uyumlaştırması konusunda AB Komisyonunca bilirkişi kabul edilen İngiltere HSE yetkilisi Robin Foster konuşmasında: ‘’2003 yılında ilki Birleşmiş Milletlerce yayımlanan ‘’Mor Kitap’’ her iki senede bir yenilenmekte” diye belirtti.” 2008 senesinde yayımlanan CLP tüzüğünün 2009’da güncellenecek Mor Kitaptan etkileneceği unutulmamalıdır’’ diyerek, CLP’ nin çok yakında güncelleneceğinin de haberini vermiş oldu.Ayrıca ,Endüstrinin Birleşmiş Milletler GHS delegasyonunu ve takvimini takip ederek aktif yer almasının uygulamayı hayata geçirebilmek açısından hayati önemi olduğunu vurguladı.

 

Hali hazırda sınıflandırmaların yapılması , bu süreçte REACH kayıt dosyası verilerinden faydalanma , SIEF lerde madde ile ilgili tek bir sınıflandırma üzerinde konsensüse varılması gibi birçok soru, kurumların mesul departmanlarının kafasını karıştıran problemlerin başında geliyor.

 

Endüstri adına katılan konuşmacılardan MERCK AG yetkilisi Bayan Karin Merkl ; özellikle Precaution –önlem cümleciklerinin seçiminde uygunluk kıstasının ne olduğunun anlaşılamadığı ve mevzuata ters düşmek konusunda kaygılı olduklarını belirtmişlerdir.

 

CRAD olarak Yerel ve AB mevzuatları konusunda Endüstriye gereken desteği verebilmek için tüm faaliyetlerde yer alarak hem Endüstrimizin sorularını bu mecralara taşıyor, hem de elde ettiğimiz bilgi dağarcığını endüstrimize sunmanın mutluluğun yaşıyoruz. Kimyasal mevzuatları ile ilgili her tülü bilgi ve hizmet detaylarımıza, yenilenerek yayına giren crad.com.tr web sitemizden ulaşabilirsiniz.

 

Tüm Endüstri üyelerinin mevzuatın zorlu etaplarında co-pilotları desteğinde damalı bayrağa kavuşmasını ve Türk Kimya Endüstrisinin ihracat ve üretim hızını kesmeden başarı podyumunda ön sıralarda yer almasını dileriz.