TÜRKÇE ENGLISH
 

POLİMER İÇERİĞİ MONOMERLERİN KAYDI,A.B. ADALET DİVANI'NDA REDDEDİLDİ.

Polimer İçeriği Monomerlerin Kaydıyla İlgili İddia, A.B. Adalet Divanı Umum Vekili Tarafından Reddedildi...
REACH Mevzuatı kapsamında ele alınan en karmaşık konuların başında polimer içeriği monomerlerin kaydı konusu gelmektedir.Bununla ilgili olarak, 10 Mart itibariyle, A.B. Adalet Divanı Umum Vekili, nihai karara temel teşkil etme olasılığı bulunan Ön Hükmü'nü açıkladı.


Ön hüküm, Madde 6(3) ün reaksiyona girmiş olan monomerlere uygulanacağını ve de bunun iddia edildiği gibi; mantıksız, oransız ve ayrımcı olarak ifade edilemeyeceğini belirtti.


Avrupa adalet Divanı Umumi Vekili Julianne Kokott vardığı ön hükmünde ;dört firma tarafından öne sürülen, polimerlerin içinde reaksiyona girmiş monomerlerin REACH kaydı zorunluluğunun mantıksızlık,ayrımcılık ve oransızlık anlamında hukuka aykırılık teşkil ettiği iddiasını red etti.


Dört şirket-C.H. Erbsloh,Lake Chemicals and Minerals,SPCM and Hercules-2007 yılında Britanya Yüksek Mahkemesi nezdinde yasal yargı sürecini başlattılar.Bu iddiaların geçtiği duruşma bu yıl başlarında başvuru sahiplerinin müracaat ettiği,Avrupa Komisyonu,Avrupa Parlamentosu,Bakanlar Konseyi ve hatta Polonya Hükümeti gibi mecralarda da ele alınmıştı.
Bu dört şirket, Avrupa Adalet Divanı'ndan, özellikle :İthal edilmiş polimerlere uygulanması halinde Madde 6(3)'ün ithalatçılara,
(a) reaksiyona girmiş monomerlerin,
(b) reaksiyona girmemiş monomerlerin,
(c)reaksiyona girmiş ve girmemiş monomerlerin kayıt zorunluluğu getirip getirmediği hususunda hükme varmasını talep ettiler.
İddia sahipleri Avrupa Adalet Divanı'na,sorunun yanıtını (a) veya (c) olarak kabul etmesi durumunda,şikayetçilerin bu hükmün mantıksız,ayrımcı ve uygunsuz olduğu konusundaki iddialarından yola çıkarak, Madde 6(3)ün geçerliliğinin beyanını talep etmişlerdir.
Birinci soruyla ilgili olarak Umumi vekil Kokott; kendine özgü bir soru olması hasebiyle, mahkemenin bununla ilgili bir kimyagere danışarak bir karara varabileceğini ifade etti.Bununla birlikte,Bayan Kokott,Madde 6(3) teki “monomerik birimler” sarih yargısını ve Madde 3(5)teki monomerik birimin,polimer içeriğinde reaksiyona girmiş olan bir monomer madde olduğu konusundaki açık tanımını da kapsayan birçok nokta üzerinden sorunu ele aldı.


Bayan Kokott; REACH'in 6(3) Maddesinin, monomerlere, yani, herhangi bir şekilde sıçrama yaptıkları, bileşeni oldukları polimerlerle birlikte reaksiyona giren monomerlere işaret ettiği sonucuna vardı.


Başvuru sahiplerinin iddialarının, müteakip ikinci kısmıyla ilgili olarak da,Umumi Vekil Kokott her bölümü ayrıntılı bir şekilde değerlendirdi.REACH'in amaçlarının açık olduğu ve daha ileri seviyede açıklamaların bir ' teknik seçim' oacağını da söyleyerek,Komisyonun, Madde 6(3)e istinaden polimerlerin içindeki monomerlerin kaydıyla ilgili gerekçelerini uygun ifade etmekte başarısız olduğu yönündeki argümanı red etti.


Mantıksızlıkla ilgili iddia hakkında,Umumi Vekil Kokott,monomerlerin kayıt gerekliliğinin REACH kapsamında polimerlerin kayıt muafiyeti konusuna bir tezat oluşturduğu yönündeki, başvuru sahiplerinin teziyle mutabık olmadığını beyan etti.Monomerler için gerekli olan bilginin aslında bunların polimer üretiminde kullanılıyor olduğu değerlendirmesini gerektirdiği ancak,bunun ,kendilerine ait bir ömür döngüleri olan polimerlerin kendi özelliklerine yönelik bir bilgi talebine değin genişletilemeyeceğini savundu.
Oransızlık ile ilgili iddia hakkında ise,A.B. Yasama Organı'nın ,karmaşık teknik ve/veya siyasi kararlar aldığı zaman,oldukça geniş bir değerleme ve “takdir” aralığını tercih ettiği saptamasını yaptı.REACH Yönetmeliği konusunda ise; bir yandan çevre ve sağlık politikası hedefleriyle diğer yandan da ekonomik çıkarlar arasında oldukça güç bir uzlaşma sağlanmak durumunda kalındı.
Bayan Kokott ayrıca, mahkemenin kendi değerlendirmesini Birlik Yasama Organı'nın değerlendirmesinin yerine koyamayacağını,bunun yanında çok bariz bir hata veya gücün kötüye kullanımı gibi durumlarda yorum yapabileceğini söyledi.Böylelikle davayı,REACH Yönetmeliği'nin çevre ve sağlığın korunması ve adil rekabet konularındaki hedefleri doğrultusunda dikkatle gözden geçirdi.


Komisyon'un, monomerlerin kayıt zorunluluğuyla ilgili, asli teknik savının, bazı durumlarda polimerler içinde bulunan monomerlerin işlevselliği olduğunu ve bunların bazen polimerler içinde reaksiyona girmemiş kalıntılar, bazı nadir durumlarda da polimerin monomer birimi seviyesine inmesi şeklinde gerçekleşebileceğini belirtti.


Umumi Vekil Kokott,monomerlerin kaydı gerekliliğinin hakkaniyetli olduğunu çünkü bunun polimerler içinde kalan reaksiyona girmemiş monomer kalıntılarının potansiyel risklerini gidereceğini, bazı monomer işlevselliklerinin polimere iletiminin söz konusu olup olmadığı değerlendirmesine yardım edeceğini ve A.B. Polimer üretici ve ithalatçıları arasında adil bir rekabet tesis edeceği sonucuna vardı.Başvuru sahiplerinin;ithalatçıların monomerlerle ilgili bilgi edinimi konusunda A.B. Üreticilerine nazaran çok daha fazla zorlukla yüz yüze geldiği iddiasının haklılığını teslim eden Kokott, A.B. Komisyonu'nun bu tür başvurulara karşı olmadığının altını çizdi.


Bununla beraber, Komisyon'un “ problem piyasa tarafından çözüldü” şeklindeki değerlendirmesinin doğru olduğunu söyledi.Şayet polimer tedarikçileri,bunu Avrupa piyasasına satmak istiyorlarsa monomerlerin kaydı için bir yol bulmayı kendi içlerinde halledecekler.” Aksi takdirde bunu piyasa dışında yapmak zorunda kalacaklar.” İthalatçılar tarafından maruz kalınan maliyetler yüksek olabilir, ancak bu maliyetler bütün kimyasal kullanıcılarını etkileyecektir.


Bu, REACH'in böylesine bir zahmete katlanmayı gerektiren temel yapısal bir öğesidir.Şayet bir madde, kayıt maliyetlerinden dolayı artık piyasadan talep görmüyorsa,bu prensipte kabul edilmelidir.


Ayrımcılık iddiasıyla ilgili olarak da,Umumi Vekil Kokott;Birlik yasama organının,kararlarını nesnel bir ölçüt üzerinde temellendirme kaygısıyla “belirli bir takdir sınırını tercih ettiğini”yeniden belirtti.İthalatçıların ancak, A.B. Dışı üreticilerin,kayıt zorunluluğunu haiz monomerlerle ilgili olarak bir Tek Temsilci atamama yolunu seçtiklerinde, daha fazla zorluk yaşayacaklarını ifade etti ve bir üreticinin konumundan kaynaklanan farka tekabül eden bir kayıt zorunluluğundan farklı bir şekilde etkilendiklerini ekledi.Üreticilerin karşı karşıya oldukları zorluklar konusunda ise,Birlik dışı ülkelerin üreticilerinin bu zahmetlere katlanıp katlanmamak konusunda serbest olduklarını ya da A.B. Piyasasıyla iş yapmayacaklarını yeniden ifade etti.


Umumi Vekil'in bu ön hükmü muhtemelen etkili olacak olsa da, A.B. Adalet Divanı'nın bu yıl sonunda varması beklenen nihai kararında belirleyici olacağını söylemek mümkün değildir.


REACH :Yaptırımlar ve İcra
REACH mevzuatı'nın uygulaması ve yaptırımları AB’ye üye ülkelerin, kendi yasa ve uygulama şekillerine bırakılmıştır. Birçok üye ülke REACH icra şekillerini ve ihlal durumundaki müeyyidelerini 1 Aralık 2008 tarihine kadar açıklamıştır. 13 üye ülke ise bu konuda son tarih olan 1 Aralık 2008 tarihini kaçırmıştır. Bu ülkeler: Avusturya, Belçika, Kıbrıs Rum Kesimi, Estonya, Fransa, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Polonya, Slovenya ve İspanya olup İtalya ise taslak bir kanun oluşturmuştur.


Hali hazırda çoğu üye ülke, mevcut çevre mevzuatlarına REACH eklentisi yapmış ve cezaları bu yönde düzenlemiştir. En kuvvetli yaptırımlar 5-6 yıllık hapis cezaları ile Almanya ve Hollanda tarafından açıklanmıştır. En yüksek maddi ceza ise 4 milyon Avro'ya ulaşan para cezası ile Belçika tarafından duyurulmuştur.


Bu müeyyidelerle ilgili en göze çarpan çalışmalardan birini de Fransız Hükumeti yürütmektedir.Bu da bizlere, A.B. Ülkelerinin REACH konusundaki hassasiyetleri konusunda ciddi ipuçları vermektedir.


Fransız Çevre Bakanı, bir maddenin kaydının ihmal edilmesinin hapis cezasıyla sonuçlanabileceğini beyan etti.
Fransız hükumeti REACH yönetmeliğini ulusal kanununa uyarladı ve REACH mevzuatına uyum konusunu yerine getirmeyen firmaların cezalandırılmasına yönelik ciddi yaptırımlar uygulanmasını kabul etti.


Dün kanun, Chantal Jouanno tarafından Fransız bakanlara sunuldu,Fransa'nın yeni atanan çevreden sorumlu devlet bakanı,A.B. Kimyasallar Yasası'na karşı en ciddi suçları işleyen firmalara karşı uygulanacak yaptırımları ortaya koydu.
Bayan Jouanno,bir maddenin kaydının yaptırılmaması veya yasaklı bir maddenin kullanımının durdurulmamasını içeren bu tür suçlar,cezai olarak addedilecektir şeklinde konuştu.


Firmalara yöneltilecek kesin yaptırımlarla ilgili bir sonuç metin , halihazırda oluşturulma aşamasındadır.İlerleyen günlerde bu, Fransız Resmi Gazetesi'nde yayımlanacaktır.Bununla birlikte,kanunun ön taslağı, azami iki yıl hapis ve yine azami 75.000 Avro para cezası öngörmektedir.


Eksiksiz bir güvenlik bilgisinin sunumunun ihmali konusu da muhtemelen azami üç aylık hapis veya azami 20.000 Avroluk para cezasına yol açabilecektir.


Bayan Jouanno; nisbeten daha az ciddiyet arz eden diğer ihlallerin ise idari yaptırımlarla cezalandırılacağını belirtti.Bunlar da,yapmış oldukları ihlalleri telafi etmeleri için firmalara bir son tarih belirleme fırsatı anlamına gelecektir.


Kanun ayrıca, firmaların mevzuata uyumunu temin edecek bir kontroller programını da ortaya koyuyor.Bakan,bu kontrollerin,firmaların maddelerinin kayıtlarını doğru olarak yapıp yapmadıkları ve eksiksiz güvenlik bilgilerini sağlayıp sağlamadıklarının tetkiki konusuna da odaklanacağını söyledi.


Beş kuruluş, bu tetkiklerin uygulanmasıyla ilgili görevli olacaklar.Bu kuruluşlar:Çevre Bakanlığı Enerji ve Sürdürülebilir Gelişme Departmanı(MEEDAT),Sağlık Bakanlığı,gümrük memurlukları,DGCCRF(Rekabet,tüketim ve dolandırıcılıktan sorumlu Fransız hükumet teşekkülü) ve de Çalışma Bakanlığı'dır.


Bayan Jouanno: “ Bu yeni kuralların uygulanmasının, kanserden ölümleri dikkat çekici bir biçimde düşüreceğini ve 30 yıldır toplum sağlığı için harcanmış olan 50 milyar Avro'luk meblağı aşağı çekeceğine inanıyoruz” dedi.Bu arada Fransa, ECHA’ ya toplam 4400 firmadan ve 243.000 adet ön kayıt dosyası sundu.


Gözlemlediğimiz üzere, üye ülkeler müeyyide ve icralarını ' İcra Bilgi Değişim Forumu' olarak adlandırılan forumda paylaşmakta ve dengelemektedir. Bu forum, 2009’da 20 AB üye ülkesi tarafından uygulanacak politika ve müeyyidelerin koordine edildiği yerdir. Bu forum, uygulamalarını, öncelikle ön kayıt ve güvenlik bilgi formu (SDS) üzerine yoğunlaştıracaktır.