TÜRKÇE ENGLISH
 

REACH UYUM DANIŞMANLIĞI

REACH mevzuatının, polimerler içindeki monomerlerle ilgili gereklilikleri konusundaki yasal mücadele süreci Avrupa Adalet Divanı tarafından kesinkes reddedildi. Hüküm soruna yasal bir açıklık getirdi ancak REACH Mevzuatı kapsamında monomerlerin kaydı konusunun bir son dakika tecili beklentisi içinde olan birçok firmayı da hayal kırıklığına uğrattı.

Dört firma; SPCM( Fransa), Lake Chemicals and Minerals (Britanya), C.H. Erbslöh( Almanya) ve Hercules(A.B.D) 2007 yılında, hatta REACH mevzuatı henüz yürürlüğe girmemişken hukuki bir mücadeleyi başlattılar. Monomerler hakkındaki itirazlarını ,bu yıl başı itibariyle bir ön hükme varan AAD’ye götürdüler.

REACH UYUM DANIŞMANLIĞI


Bugün AAD konu olan iki önemli sorun konusunda hükme vardı:
• Firmaların, REACH Madde 6(3)’ü , safsızlık olmamaları halinde, polimerler içinde reaksiyona girmemiş monomerler şeklinde yorumlamaları doğrudur.Yine de AAD buna katılmadı.Madde 6(3) teki monomer madde konseptinin, sadece polimerlerde birleşen reaksiyona girmiş monomerleri kapsadığı sonucuna vardı.reaksiyona girmemiş monomerlerin ise REACH Madde 6(1) ve Madde 6(2) ye göre madde olarak kaydının yapılması gerektiğinin altını çizdi.
• Madde 6(3)ün polimer üretici ya da ithalatçılarına uygulanmasının , gerekliliklerin mantıksız,ayrımcı ve orantısızlık sebeplerinden dolayı kanunsuz olduğu konusundaki itirazlara da şöyle hükmetti:
- Mantıksızlık ve orantısızlık: Monomer maddelerin çok sınırlı sayıda olduğundan yola çıkarak, kayıtlı maddelerin 12 yıllık geçerlilik süreleri dahilinde ve REACH’in veri paylaşımı anlamında maliyetleri kısma gayretinde olduğu göz önünde bulundurularak; polimerler içinde reaksiyon halindeki monomerlerin kaydı zorunluluğunun adil rekabete açık olacak şekilde malların iç piyasalarda serbest dolaşımı ilkesi ışığında orantısız olduğu görülmemektedir.
- Ayrımcılık: Dört firma da A.B dışındaki tedarikçilerden gerekli kayıt verilerini elde etmenin zor olmasından dolayı ithalatçıların Madde 6(3) e uyum anlamında büyük dezavantaja sahip olduklarını belirttiler.bununla birlikte AAD ithalatçı ve üreticilerin aynı prosesi takip ettikleri sürece eşdeğer şekilde değerlendirildiklerini; şayet ithalatçılara farklı bir yaklaşımda bulunulsaydı, bunun üreticiler karşı bir haksızlık olacağını belirtti.Nihayetinde eşit muamele ilkesinin ihlali söz konusu değildir.
- Genel: Yukarıda bahsi geçenlerin sonucunda ikinci sorunun incelenmesi üzerine Madde 6(3)ün geçerliliğini etkileyecek bir unsura rastlanmamıştır.
 

Firmalar ayrıca Britanya Yüksek Mahkemesinde, karışımların içinde yer alan müstakil maddelerin ayrı ayrı kaydı konusundaki itirazlarını içeren davayı da kaybetmişlerdi. Mahkeme üçüncü bir soruna yanıt teşkil edecek şekilde “ tedarik zinciri” tanımıyla ilgili de ulusal bazda uygulanabilir bir karara vardı.

Maliyetlerin ödemesiyle ilgili bir karar da tekrar görüşülmek üzere Britanya Yüksek Mahkemesine geri gönderildi.