TÜRKÇE ENGLISH
 

CLP MSDS

 

CLP MSDS

A.B Bölgesi’ne giden SDS’leriniz 453/2010 Yönetmeliği Ek I Uyumlu mu?

Hatırlanacağı üzere, REACH Yönetmeliği’nin Güvenlik Bilgi Formları (SDS) ile ilgili hükümlerini düzenleyen ve bu amaçla ilgili mevzuatı tadil eden 453/2010 sayılı yönetmelik 10 Aralık 2010 tarihinde yürürlüğe girmişti.

453/2010 sayılı Yönetmelik, REACH Yönetmeliği’nin Ek II’sinin yerini alan ve içinde iki ayrı yasal gereklilikler bütünü bulunan yeni Ek I ve II’yi aşamalı olarak devreye sokmuştur. Bu yasal zorunluluklar CLP Yönetmeliği’nde kullanılan lisan ve bu yönetmeliğin yürürlüğe giren hükümleriyle uyumlaştırılmıştır.

Oldukça karmaşık olan bu yönetmelikle ilgili, hükümlerinin nasıl yorumlanacağı hakkında detaylı bilgi veren bir rehber doküman ECHA tarafından 2011 yılının aralık ayında yayımlanmış bulunmaktadır. Yönetmelik tarafından tanımlanmış süre zarfında yasal uyum için yönetmeliğin şart koşmuş olduğu özet bilgiyi ve temel bir yorumları aşağıda bulabileceksiniz:

REACH kapsamında SDS hükümleri


REACH Yönetmeliği, yürürlüğe girmesinden öncekilerle karşılaştırıldığında SDS gereklilikleri hakkında yeni bir format getirmiş bulunmaktadır. Daha detaylı bahsetmek gerekirse, REACH Ek II genel düzende bir değişiklik (SDS’in 2 ve 3. Bölümlerinin yer değişikliği) ve SDS hazırlayan kişinin e-mail adresinin belirtilmesi zorunluluğunu ortaya koymuştu.

Bu “yeni format”, REACH Yönetmeliği’nin yürürlüğe girme tarihi olan 1 Haziran 2008’den itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Ancak takdir edileceği üzere, hali hazırda çok sayıda ürünü için birçok SDS’i dolaşımda olan firmalar için bu basit değişiklik bile oldukça zahmetli bir iş yükü anlamına gelmekteydi; dolayısıyla AB yetkili mercileri de, örneğin ancak ürünün tehlikeli özellikleriyle ilgili yeni bir bilginin elde edilmesi nedeniyle SDS’te bir revizyon söz konusu olması gibi durumlarda bu yeni versiyonda ilgili format değişikliğine gidilmesi yöntemine olur verdiler.

Bunun yanında REACH, aşağıdaki durumlarda da SDS’lerin güncellenmesini şart koşmaktadır (Madde 31.8):
* Risk yönetim tedbirlerine etki edebilecek veya tehlikeler hakkında yeni bir bilginin elde edilmesi;
* Bir iznin otorite tarafından verilmesi veya reddi;
* Bir kısıtlamanın uygulanması halinde. Bu tür durumlarda, madde veya karışımın gönderildiği tüm alıcılara en geç 12 ay içerisinde güncellenmiş SDS’in iletilmesi gerekmektedir.

Diğer değişiklikler

453/2010 sayılı SDS Yönetmeliği’nin I ve II numaralı eklerinin kademeli olarak REACH Ek II’nin yerini alması öngörülmüştür. Bu ekler temelde REACH Ek II ile benzerlikler taşımakla birlikte asıl amaç Avrupa Birliği’nin eski Tehlikeli Maddeler Direktifi (DSD – 67/548/EEC) ve Tehlikeli Müstahzarlar Direktifini (DPD – 99/45/EC) aşamalı olarak 1272/2008 EC sayılı CLP Yönetmeliği’ne aktarmak ve uyumlaştırmaktı.

Bunların arasındaki temel farklılıklar ise şöyle sıralanabilir:
* Ek I, madde sınıflandırma ve etiketlemelerinin hem CLP hem de DSD’ye; karışım sınıflandırma ve etiketlemelerinin ise sadece DSD’ye uygun olarak yapılmasını şart koşmaktadır. Ayrıca, karışım SDS’lerinin içinde yer alan ve tehlike sınıflandırması bulunan içerik maddelerin hem DSD hem de CLP’ye göre sınıflandırmalarının, ilgili bilginin tedarikçiden temin edilmesi halinde DPD tarafından belirlenmiş konsantrasyon limitlerine uygun şekilde yer alması da bir gerekliliktir.

*Ek II, madde ve karışım sınıflandırma ve etiketlemelerinin sadece CLP’ye uygun olarak yapılmasını şart koşmaktadır. Ayrıca yine bu eke göre, karışımlarda bulunan ve CLP Yönetmeliği kapsamında tehlike sınıflandırması bulunan içerik maddelerin yine CLP’nin konsantrasyon limitleri kullanılarak SDS’lerde yer alması yasal gerekliliktir.

Görüldüğü gibi, her iki ek de REACH Ek II’ye göre kayda değer değişiklikler getirmektedir. Temelde, 453/2010 Ek I ve II’si tehlikeler, riskler ve risk yönetim tedbirleri hakkında çok daha ayrıntılı bilgi talebini şart koşmaktadır.

Yürürlük

453/2010 sayılı yönetmeliğin yürürlüğe girme kronolojisi madde ve karışımlar için aşağıdaki takvimi takip etmektedir:
Maddeler
* 1 Aralık 2010’dan önce: madde tedarikçileri (kendi tercihleriyle CLP Yönetmeliği hükümlerini uygulamak isteyenler) Ek I’i uygulayabiliyorlardı;
* 1 Aralık 2010’dan itibaren: madde tedarikçileri için Ek I’in uygulanması bir zorunluluk haline geldi. Ancak bunun şöyle bir istisnası vardı; ilgili ürün SDS’i REACH Yönetmeliği Madde 31.9 uyarınca bir güncelleme gerektirmediği veya yeniden sınıflandırılıp etiketlenmesi şartı ortaya çıkmadığı hallerde 1 Aralık 2010 tarihinden önce piyasaya arz edilmiş olan madde SDS’leri 1 Aralık 2012 tarihine kadar üzerlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan kalabileceklerdi.
*1 Aralık 2012’den itibaren: madde tedarikçileri Ek I’i uygulayacaktır.
* 1 Haziran 2012’ten itibaren: madde tedarikçileri Ek II’yi uygulayacaktır.

Karışımlar

* 1 Aralık 2010’dan önce: karışım tedarikçileri (kendi tercihleriyle CLP Yönetmeliği hükümlerini uygulamak isteyenler) Ek I veya Ek II’yi uygulayabiliyorlardı. (Ek II’yi uygulamayı tercih etmeleri durumunda, SDS’te karışımın ve karışım içerisinde yer alan içerik maddelerin sınıflandırmalarının hem DSD/DPD hem de CLP’ye uygun olarak yer alması gerekiyordu).
* 1 Aralık 2010’dan itibaren: karışım tedarikçileri, (yukarıda bahsedilen) Ek II’yi uygulamadıkları takdirde, Ek I’i uygulamalıydılar. Yine bu durumun da, 1 Aralık 2010 tarihinden önce en az bir kereye mahsus olacak şekilde karışımların herhangi bir alıcıya tedarik edilmiş olması halinde ortaya çıkan bir istisnası bulunuyordu. Böyle bir durumda (herhangi bir “güncelleme” olmaması koşuluyla) var olan SDS’ler kullanılabilmekteydi.
* 1 Aralık 2012’den itibaren: karışım tedarikçileri, (yukarıda bahsedilen) Ek II’yi uygulamadıkları takdirde Ek I’i uygulayacaklardır. 
* 1 Haziran 2015’ten itibaren: karışım tedarikçileri bu tarihten sonra Ek II’yi uygulamak zorundadırlar. Bu durumun, ilgili ürün 1 Haziran 2015 tarihinden önce piyasaya arz edilmiş ve CLP’ye uygun olarak yeniden etiketleme ve ambalajlama gerektirmemeleri veya bir “güncelleme” zorunluluğu olmaması halinde 1 Haziran 2017’ye kadar SDS’lerin herhangi bir değişikliğe uğramamaları yönünde bir istisnası bulunmaktadır.
* 1 Haziran 2017’den itibaren: karışım tedarikçileri Ek II’yi uygulamak zorunda olacaklardır.

İlgili rehber doküman

453/2010 sayılı yönetmelik, özellikle de Madde 2.7’nin uygulanmasıyla ilgili birtakım soru işaretleri barındırmaktaydı. Bu, karışım tedarikçilerinin 1 Aralık 2010 tarihinden önce “en az bir kere” herhangi bir alıcısına SDS iletmesi halinde, SDS’lerin Ek I’e uygun olması gereken tarih olan 30 kasım 2012’ye kadar tedarikçilere önceki formatlarında devam etme hakkı tanımaktaydı. Tabi ki, “REACH Yönetmeliği Madde 31.(9)’a halel getirmeksizin” şartına uymak kaydıyla.

Diğer bir muğlak nokta ise, tedarikçilerin alıcılarına 1 Aralık 2010 tarihinden önce orijinal REACH Ek II gerekliliklerine (herhangi bir revizyon olmaması halinde muhtemelen eski gereklilikler) uygun olarak düzenlenmiş SDS’leri sunmaları ya da yine bu tarihten önce yeni müşterileri için yeni şartları karşılamalarını gerektiren SDS’ler göndermeleri halinde 30 Kasım 2012 tarihine kadar Ek I uyumlu SDS hazırlayıp göndermelerinin zorunlu olup olmadığı konusu idi.

Tabi ki, REACH Madde 31(9)’a göre bir SDS güncellemesinin gerekli olduğu durumu da içerecek biçimde bir REACH kaydı sonrasında oluşturulması zorunlu olan maruziyet senaryosu eklenmiş “genişletilmiş SDS”in yine Madde 31(9) kapsamında bir “güncelleme” sayılıp sayılmayacağı gibi konular da soru işaretlerine yol açmaya devam etmekteydi.

Bu ve bunun gibi konular firmalar açısından ticari uygulamalarında yansıma bulduğundan, ECHA 2011 yılının aralık ayında yayımlamış olduğu “Güvenlik Bilgi Formlarının Derlenmesine Yönelik Rehber Doküman” da (Ref: ECHA-2011-G-08.1-EN) bu soru işaretlerine detaylı açıklamalar getirmiş bulunmaktadır.

Haber özetimizde de bahsettiğimiz gibi ve yukarıda detaylı olarak sunulan kronolojik uyum ajandası dahilinde AB Bölgesi’ne kimyasal madde ve/ veya karışım ihraç eden firmalarımızın Güvenlik Bilgi Formlarını 453/2010 sayılı yönetmeliğin ilgili Ek I ve II’sine uygun biçimde modifiye etmeleri, AB ticaretlerinde herhangi bir yasal engelle karşılaşmamaları için hayati önemi haizdir.


 Daha detaylı bilgi ve destek için CRAD ekibi ile temas sağlayabilirsiniz.