TÜRKÇE ENGLISH
 

K.E.K

Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, değerlendirme için ülkenin ilk önceliklendirilmiş maddeler listesini  2008 tarihli “Kimyasalların Envanteri ve Kontrolü Yönetmeliği”ni temel alarak yayımlamış bulunuyor. Hatırlanacağı gibi, yukarıda anılan yönetmelik uyarınca yeni ve hali hazırda var olan maddelerin sisteme bildirimi için son tarih 2011 yılının mart ayı idi; önceliklendirme listesi ise bildirilmiş olan bu kimyasalların değerlendirme sürecini hızlandırma amacı taşıyordu. Türkiye’nin toplam 131 maddeden oluşan önceliklendirilmiş maddeler listesi ECHA’nın “Yüksek düzeyde kaygı veren maddeler Aday Listesi” ile benzerlikler gösteriyor. Türkiye’nin önceliklendirilmiş kimyasallar listesi hazırlanırken bunların insan sağlığı ve çevreye yönelik ortaya koydukları potansiyel tehlikeler  temel alındı ve kanserojen, mutajen ve üremeye toksik olarak değerlendirilen maddelere Bakanlık tarafından öncelik verildi.

O halde, Türkiye’nin yayımlamış olduğu öncelikli maddeler listesi ile ABD’nin ticari dolaşımda olan madde listesi nasıl örtüşebiliyor? Aşağıdaki istatistiki karşılaştırmaları daha sağlıklı yapabilmek için buradan ulaşabileceğiniz önceliklendirilmiş maddeler listesi kullanılmıştır.

 (İlgili Madde Listesi için tıklayınız.)

• Maddelerin 122 adedi (%93) ABD TSCA Envanteri’nin kamu erişimine açık bölümünde yer almaktadır.
• 117 adet madde ise (%89) 2006 yılında kamuya açıklanan ve ABD’de 2005 yılında tesis başına yaklaşık 11,5 tondan fazla üretilen kimyasal maddelerden oluşan Envanter Güncelleme Raporu’ndan alınmıştır.

Özetle, Türkiye’nin tehlikeli olabilecekleri şüphesiyle listeye dahil etmiş olduğu maddelerin büyük çoğunluğunun ABD’de üretilen veya ithal edilen benzer kaygılara sahip maddelerle örtüştüğü görülüyor. Şimdi de bu maddelerin ne kadarının AB ve ABD’de yasal uygulamalara konu olduğuna bir bakalım.

• AB, bu dosyalardan en az 118’i ile ilgili dosyaları REACH Yönetmeliği’nin ilk kayıt son tarihi itibarıyla kabul etmiş bulunuyor.

• 24 kimyasal, ECHA’nın insan sağlığı ve çevreye yönelik kaygıları temel alarak oluşturmuş olduğu SVHC Aday Listesi’nde yer alıyor.

• Listede yer alan maddelerden 11’i ise, yine ECHA tarafından yayımlanan ve ancak belirli kullanımlar için AB içinde üretilmelerine veya ithal edilmelerine izin verilen maddelerden oluşan İzin Listesi’nde (Annex XIV) bulunuyor.

• Son olarak da Bakanlık listesindeki kimyasal maddelerden 15’i ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) 83 maddelik TSCA Çalışma Planı Kimyasalları listesinde yer alan ve EPA tarafından risk değerlemesi için önceliklendirilmiş maddelerden oluşuyor.

Açıkça görülüyor ki, yukarıdaki istatistikler Türkiye’nin önceliklendirme listesinde yer alan maddelerin neredeyse tamamı ABD ve AB’de ticari olarak faal olarak işlem gören maddelerle örtüşmektedir. Değişiklik gösteren yön ise, AB’nin bu maddeleri izin sürecine tabi tutmaktan kayıt yükümlülüklerine kadar değişen çeşitli yasal zorunluluklara bağlı kılmış olmasıdır.

K.E.K